Seni müzisyen olarak tanıyoruz. Fakat aynı zamanda oyunculuk da yapıyorsun. Müzik yapmak ve oyunculuk arasındaki fark senin için nasıl?

Müzik daha teşhir işi sanırım. Fakat oyunculukta bir karakter var ve bu her zaman müzikte olmayabiliyor. Öte yandan ikisinde de bir mesaj ve anlatılmak istenen bi konu var. İkisinde de yorumlayana kadar kendini açıklama durumun var.

 

Çok taze bir sessin ve insanlar senin müziğini diğer sanatçılara da benzetiyor. Bu senin müziğini etkiliyor mu?

Pek çok grubu ve sanatçıyı takdir ediyorum. Thom Yorke, Florence + The Machine ve Jeff Buckley’i çok seviyorum. Müziğimde onlardan parçalar görmek çok normal ve olası. Deneyimlerden, repertuarlardan ve referanslardan oluşmuş insanlarız. Haliyle böyle bir durumun doğması beni rahatsız etmiyor. Dünyada sanatla uğraşan pek çok insan var. Bu çok doğal.

 

Klibinde “The Dreamers” filminin etkisi açıkça gözüküyor. Hangi filmler müziğine ya da oyunculuğuna yön veriyor?

Evet, etkisi var. Filmleri çok seviyorum. Film yapımcıları da bana çok ilham veriyor. Xavier Dolan, Darren Aronofsky, Gus Van Sant… Bazı referanslar ve sahneler açıkça kliplerimde gözüküyor. Just When We Were High videosunda, The Dreamers ve Edukators etkileri oldukça ön planda.

 

Dünya düzeninde neyi değiştirmek isterdin?

Daha sağlıklı bir jenerasyon olmasını temenni ederdim.

 

Müzik, sinema, fotoğraf… Çok yönlülüğün hakkında ne söyleyebilirsin?

Her zaman tiyatro, edebiyat, fotoğraf ve sinemayla ilgilendim. Bunlar aslında birer kimlik. Dünyayı nasıl gördüğümü gösteren parçalar ve kendimi ifade etme şeklim.

 

Utopia’dan bahsedelim biraz. Oldukça sevilen bir parçan. Peki, senin ütopyan ne?

Ayrım olmadan eşit ve özgür bir toplum.

 

Güzel fotoğraflar çekiyor, harika videolar kurguluyorsun. Görsel anlatıma oldukça başarılı olduğunu düşünüyoruz. Peki, görsellik senin için nerede?

Aslında bu bir bakış açısı. Kişilik ve kendini açıklama hali. Yani bir nebze çok yönlülük ile benzer bir parça. Bütün bunlara sahipsen ifade kanallarınla yaşatıyor ve aktarıyorsun. Gözle gördüğünü yansıtıyorsun. Bu şekilde o görsellik doğuyor.

 

Şarkılarına melankolik sözler hakim. Aynı zamanda sık sık barıştan ve iyi dileklerden de bahsediyorsun. Bütün bunlara yaşadıkların ya da dilediklerin diyebilir miyiz?

Bu, benim kendi jenarasyonumu nasıl gördüğüm aslında. Nasıl hissettiğimiz, sorunlarla nasıl başa çıktığımızla alakalı. Çoğunlukla melankolik. Bir yandan da umudu canlı… Yani ben jenarasyonumla empati halinde söylüyorum bunları.

 

O zaman seni nerelerde göreceğimizi sorarak bitirelim.

Tekli parçalar üzerinde çalışıyorum. Ki bunlar yıl boyunca aralıklarla yayınlanacak. İki müzik klibi üzerinde çalışıyorum. Gelecek sene çıkaracağım albüm için çalışmalara başladık. Oldukça heyecanlı gidiyor. Uluslararası bir Utopia turu yapmayı çok isterdim. Umarım bu fırsatım olur.